Türkiye’de hayvan hakları yeterince korunmuyor!

Her geçen gün sokak hayvanlarına verilen zararların çoğalıyor olması, bu konudaki kanunların yetersiz oluşu ve toplumun gerekli sağduyuyu göstermemesi Türkiye’nin Hayvan Hakları karnesini giderek zayıflatıyor.

Günümüzde hayvanlar deney, endüstri, gıda ve giyim olmak üzere pek çok alanda insanlar tarafından adeta bir mal gibi kullanılmaya devam ediyor. Tüm bu faaliyetlerin yanında, her geçen gün sokak hayvanlarına yapılan eziyetler, istismarlar, şiddetler de giderek artış gösteriyor.

Son yıllarda hayvan haklarıyla ilgili birtakım gelişmeler söz konusu olsa da yeterli bir bilinçlenmeye sahip olunmadığını söylemek mümkün. Özellikle de Türkiye açısından baktığımızda bu bilinçlenme düzeyinin oldukça yetersiz olduğunu görüyoruz. Neredeyse her gün haberlerde ya da sosyal medyada hayvan hakları ihlalini içeren birçok örnekle karşı karşıya kalıyoruz. Gerek toplum bilincinde gerek Türk Hukuk Sisteminde bu hakların yeterince iyi yer edinemediği bu tür örneklerle gözler önüne seriliyor.

hayvan hakları

Bu konuda, Hayvansever ve Barınak Gönüllü Çalışanı Funda Küçük şu açıklamalarda bulunuyor,

“Türkiye’de hayvan haklarının durumu maalesef içler acısı çünkü en başta hayvanlara zarar vermenin, işkence yapmanın, öldürmenin bir suç değil, kusur olarak görülmesi bu konudaki en büyük yaramız. Bir hayvanı öldür ve sonra 300 Lira ceza ödeyip yoluna devam et. Böyle bir şey olamaz. Umarım artık hayvanlara eziyet etmek, öldürmek de bir suç kapsamında olur. Hatta diliyorum ki yaptırımı hapis cezası olur ve para cezasına çevrilemez.”

“Dernekler tek başlarına yeterli değil”
Funda Küçük

Funda Küçük, hayvan haklarının korunmasında ve hayvanlara gerekli yardımların yapılmasında derneklerin rolünü de şu sözleriyle vurguladı, “Hayvan haklarının korunması için açılan dernekler birbirinden çok farklı. Kimisi gerçekten ellerinden geleni yapıyorken kimisi sadece isim olarak var. Dolayısıyla bu göreceli bir durum ama genel anlamda dernekler ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Ancak tabii ki tek başlarına yeterli değiller. Sosyal medyadan ya da hayvanseverlerden gelen yardımlar da bu konuda önemli rol oynamakta.”

Devletin de üzerine düşen görevleri yapması gerektiğini belirten Küçük, “Devlet, hayvan haklarının korunmasında öncelikle bu konuyu ‘Kabahatler Kanunu’ kapsamından çıkarıp, ‘Ceza Kanunu’ kapsamında değerlendirmeli. Bir sokak hayvanını öldürmenin mutlaka cezai yaptırımı olmalı. Bunu gerçekleştirdikten sonra; bütün sokak hayvanlarına, barınaktaki sahipsiz hayvanlara gereken yardımı yapmalı. Bakımlarını üstlenip, tedavilerini en iyi şekilde yaptırmalı. Her tarafı şehirleştirip onları başıboş bırakmamalı” şeklinde konuştu.

Focus Haber-Bengisu Atalay